"Hoş geldiniz, sunulan hizmetlerden faydalanmak için sisteme giriş yapmalısınız"

BANA ULAŞIN

Talep ve önerilerinizi bana yazarak iletebilirsiniz.

Sonuçlar

Dünya Kanser Günü Basın Bildirisi

Nerden Nereye: /

04.02.2013

Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklardan sonra ikinci sırada gelen önemli bir toplum sağlığı problemidir. Bu çerçevede kanserden korunmak büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde yılda yaklaşık 175 bin kişiye kanser teşhisi konulmaktadır.Kanserli olguların yaklaşık üçte ikisi erkeklerde görülmekte, bölge veya şehirlerimiz arasında kanser görülme sıklığı açısından önemli farklılıklar bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ülkemizdeki kanser vakalarının önemli bir kısmı sigara ve obeziteyle ilişkilidir.


Kanser korunulabilir bir hastalıktır ve doğru korunma stratejileri ile kanser vakalarının üçte biri önlenebilmektedir. Çevresel etkenler kanser oluşumunda % 90-95 oranında etkilidir.Kanser oluşumunda etkisi olan kötü beslenme, sedanter yaşam, tütün ve alkol kullanımı ile güneş ışığının zararlı etkilerine maruz kalma gibi çevresel etkenlerin kontrol altına alınması kanser görülme sıklığını azaltacaktır. Dolayısıyla sağlıklı yaşam davranışları ile kansere karşı korunulabilmekte ve tarama programları sayesinde erken teşhis konularak yaşam süreleri uzatılabilmektedir.


Kanser Daire Başkanlığımızın da üyesi olduğu Dünya Kanser Teşkilatı (UICC) tarafından 2013 Dünya Kanser Günü’nde kanser hakkında yanlış bilinenler teması üzerinde durulmaktadır. Dünyada ve ülkemizde kanserle ilgili bazı yanlış bilgiler ve doğruları aşağıda vurgulanmıştır:


Yanlış1: Kanser bir sağlık sorunudur.

Doğru: Kanser sadece bir sağlık sorunu değildir. Sosyal ve ekonomik yönleri de olan insan haklarını etkileyebilen bir sorundur.


Yanlış 2: Kanser; gelişmiş ülkelerde, yaşlı ve refah düzeyi yüksek insanlarda görülen bir hastalıktır.

Doğru: Kanser küresel bir sorundur, her yaşta görülebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeleri etkilemektedir.


Yanlış 3: Kanser ölüm demektir.

Doğru: Günümüzde yeni tedavi yöntemleri ile pek çok kanser türünde uzun yaşam sürelerine ulaşılmıştır. Ülkemizde tüm kanser tedavileri ücretsiz yapılmakta ve modern tıptaki standart bütün tedavilere ulaşılabilmektedir.


Yanlış 4: Kanser benim kaderim, ondan kaçamam.

Doğru: Kanser önlenebilir bir hastalıktır. Doğru stratejiler ile her üç kanserden birisi önlenebilmektedir.



Bakanlığımız Halk Sağlığı Kurumu Kanser Daire Başkanlığı tarafından kanser kontrolüne yönelik yapılan çalışmalar ise şunlardır:


Kanser kayıtçılığında, dünya nüfusunun % 8’i takip edilmektedir. Ülkemizde ise toplam nüfusun yaklaşık % 27’si kanser gelişimi açısından aktif takip altındadır. Son olarak İstanbul ve Mersin illerimizde de aktif kanser kayıt merkezleri kurulmuştur. Bu merkezlerle birlikte aktif kanser kaydındaki oran ülke genelinde % 50 seviyelerine ulaşacaktır.

üİzmir Kanser Kayıt Merkezimiz, Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu (IARC) tarafından, kendi ülkelerinin kanser kaydını yapacak yabancı uzmanların eğitimi için Bölgesel Eğitim Merkezi olarak belirlenmiştir.

üKanser önleme çalışmalarında tütün ve obezite ile mücadele devam edecektir. Ayrıca 2013 yılında, Türkiye Radon Haritalandırma ve Eylem Planı ile Türkiye Asbest Kontrolü Stratejik Eylem Planı hayata geçirilecektir.

üKETEM’lerimizde “Erken teşhis hayat kurtarır!” prensibiyle meme, kolorektal ve serviks kanserlerine karşı tarama hizmetleri ücretsiz verilmektedir. Vatandaşımızın kanser taramalarına daha kolay ulaşabilmesi için mahallelere kadar giderek Mobil KETEM araçlarımızla verilen hizmeti yurt geneline yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca kanser taramaları 2013 yılında tüm illerde Aile Hekimliklerimize entegre edilecektir. 

ü  Uygulanan kanser tarama programlarının etkinliğinin artırılması için ulusal standartlar belirlenmiş ve yayınlanmıştır. Bu çerçevede; ülkemizde meme kanserinin daha erken yaşlarda görülmesi nedeniyle meme kanseri tarama yaşı 40’a indirilmiştir. Rahim ağzı kanserlerinin erken teşhisi için 30-65 yaşları arasında devam edilen smear (sürüntü) programına HPV testleri de ilave edilmiştir. Ayrıca bağırsak kanserlerine yönelik ülke genelinde 50-70 yaşlar arasındaki vatandaşlarımızın dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi ile taranmaları sağlanacaktır. Bütün bu taramalar sayesinde bu üç kanser türünde de erken teşhis imkanları artacak ve hastalarımızda ciddi yan etkilere neden olan tedavilerin önüne geçilecektir.

ü  Kanser tedavisi olan vatandaşlarımızın ağrı kontrolünde kullanılan morfinlere ulaşabilmeleri için merkezi olarak uluslararası morfin ithalatı ve yerli morfin üretim çalışmaları başlatılmıştır. Benzer şekilde ilk defa ulusal ilaç firmalarımızca yerli kemoterapiler üretilmeye başlanmıştır. Robotik kemoterapi hazırlama ünitelerimizi ve radyoterapi merkezlerimizi 2023 planlamamıza göre yaygınlaştırmaya devam etmekteyiz. Ülkemizde uluslararası standartlara göre uygulanan tedavilere her bir vatandaşımız kolayca ve ücret ödemeden ulaşabilmektedir. Sosyal devletin bir parçası olan bu anlayışımız önümüzdeki yıllarda da devam edecektir.

ü  2012 yılında pilot uygulama olarak bazı merkezlerde başlatılan Palyatif Bakım ünitelerimiz yurt genelinde yaygınlaştırılacaktır. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde 200’ün üzerinde palyatif bakım merkezi kurulması hedeflenmektedir. Böylelikle kanserle mücadele eden ve hayatının son günlerini yaşayan vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşılayan, fiziksel, ruhsal, psiko sosyal ve maddi açıdan destekleyen bir sağlık sistemini kurmuş olacaktır.

Ülkemizde kanserle olan mücadelemiz bütün toplumsal unsurların desteği ile devam edecektir. Kanserle mücadele uzun soluklu bir maratondur ve ekonomik güç, siyasal istikrar ile birlikte halkımızın da aktif katılımını gerektirmektedir. 

                                                                                                                                                Sağlık Bakanlığı
                                                                                                                                                    Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
Kanser Daire Başkanlığı 

İrtibat teli arayın :

14 Kasım Dünya Diyabet Günü

Nerden Nereye: /

15.11.2012

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI

TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU

TÜRKİYE DİYABET ÖNLEME VE KONTROL PROGRAMI(DİABTURK)

12-18 KASIM 2012 DİYABET VE OBEZİTE HAFTASI ETKİNLİKLERİ


“14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ”


Yapılan bilimsel çalışmalarla ülkemizde 7 milyonun üzerinde diyabetli olduğu, yaklaşık 3 milyon kişinin ise diyabetli olduğundan haberdar olmadığı tespit edilmiştir. Diyabet hastalığının görülme sıklığının obezitenin artışına paralel olarak hızla arttığı ve 20 yaş üzeri her yedi kişiden birinin diyabetli olduğu ortaya çıkmıştır. (Araştırmalarda %8.5 ile %13 arasında değişmektedir). Kısacası ülkemizde diyabetli hasta sayısında önemli bir artıştan söz etmek mümkündür. Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve obezitedeki (şişmanlık) artışın bu sonuca çok önemli katkısı olduğu bilinmektedir.

Bu çerçevede Bakanlığımızca diyabetin önlenmesi ve kontrolü amacıyla “Türkiye Diyabet Önleme ve Kontrol Programı (DİABTÜRK)” yürütülmeye başlanmıştır. Ayıca özellikle Tip 2 diyabetin en önemli nedenlerinden birisi olan obezitenin önlenmesi ve kontrolüne yönelik olarak da “Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı” yürütülmektedir.

Diyabet konusunda toplumda farkındalığın arttırılması ve konunun öneminin vurgulanması amacıyla Dünya Sağlık Örgütü(WHO) ile Dünya Diyabet Federasyonu’nun (IDF) öncülük ettiği, tıp tarihinde bu güne kadar üretilmiş olan en değerli molekülü “İNSÜLİN HORMONU” nu bulan Frederick Banting’in doğum günü olan “14 Kasım Diyabet Günü” tüm dünyada her yıl belirlenen değişik tema ve çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Bu yılki Dünya Diyabet Federasyonunun belirlediği ve tüm dünyada kullanılan 14 Kasım Diyabet Günü teması “Geleceğimizi Koruyalım” dır.

Program kapsamında, “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” nün özellikle Tip 2 Diyabet oluşumunda önemli bir risk faktörü olan obezitenin ülkemizde görülme sıklığındaki artış da göz önüne alınarak 12-18 Kasım 2012 tarihleri arasında ve “Diyabet ve Obezite Haftası” olarak çeşitli etkinliklere gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede 81 il Halk Sağlığı Müdürlükleri de çeşitli etkinlikler gerçekleştirmektedir.

14 Kasım 2012 tarihinde Ankara Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde Abdi İpekçi Parkında Diyabet Çadırı kurulacaktır. Saat 10.00’ da açılışı takiben

¦Diyabet Hemşireleri Derneği tarafından diyabet hakkında bilgilendirme
¦Diyabet hemşireleri tarafından isteyen vatandaşlarımız için parmaktan kan şekeri ölçümü
¦Boy ve kilo ölçülerek Beden Kütle İndeksi hesaplanması
¦Tip 2 Diyabet için risk anketinin uygulanması yapılacaktır.
Aynı etkinlikler Anka Mall ve Cepa Alışveriş Merkezlerinde de gerçekleştirilecektir.

İrtibat teli arayın :

Dünya Koah Günü

Nerden Nereye: /

15.11.2012

Dünya Sağlık Örgütü’nün katılımıyla oluşturulan “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığına Karşı Küresel Girişim Grubu” tarafından tüm dünya ülkeleriyle birlikte ülkemizde de 14 Kasım 2012 Çarşamba günü düzenlenecektir.


Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Tütün ve tütün ürünleri, bazı mesleklerde karşılaşılan toz, duman, evlerde kullanılan odun, tezek, kök benzeri yakıtlardan çıkan dumanın solunması akciğerlerde bir çeşit iltihap oluşturarak, akciğerlerin olduğundan daha erken yaşlanmasına neden olur. Hastalık müzmin bronşit ve amfizem olarak da bilinir.


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, KOAH tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir. Her yıl 3 milyon kişi bu hastalık nedeni ile ölmektedir. Yine Dünya Sağlık Örgütü 2030’da KOAH’ın tüm dünyada en önemli ölüm nedenleri arasında 3. sırada olacağını öngörmektedir. Ülkemizdeki en önemli ölüm nedenleri arasında 3. sırada olan KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde %20’dir.


40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve meslek icabı tozlu ortamlarda bulunan kişilerde uzun süren öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ”nefes ölçüm testini” yaptırması gerekmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır.


Bu yıl düzenlenecek olan Dünya KOAH Gününün başlıca sloganı:

“Çok Geç Değil

Bu mesaj, hastalığın hangi evresinde olursa olsun insanların solunumsal sağlıklarını iyileştirebilmek adına yapılabilecekleri olduğunu vurgulamak için seçilmiştir:

- Eğer nefesiniz daralıyorsa, hekiminize başvurup bir soluk testi yaptırmak için çok geç değil !

- Eğer KOAH’ınız varsa, normal bir hayat sürmek için çok geç değil!

- Eğer KOAH’lı hastalara bakan bir hekim iseniz, hastalarınızın daha rahat nefes almalarına yardım etmeniz için çok geç değil!


İrtibat teli arayın :

Aşıyla Hastalıkları Aşıyoruz

Nerden Nereye: /

15.11.2012

Türkiye aşı programını genişleterek uyguluyor. Bu yıl Hepatit A aşısının çocukluk dönemi aşı takvimine eklenmesiyle, mücadele edilen hastalık etkeni sayısı 12’ye yükseliyor…


Bağışıklama hizmetleri, aşıyla korunulabilir hastalıkların ve ölümlerin önlenmesi açısından çocuklara yönelik en önemli toplum sağlığı müdahaleleri arasında yer almaktadır.  Ülkemizde yürütülmekte olan Genişletilmiş Bağışıklama Programı’nın amacı; difteri, boğmaca, tetanoz, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, verem, çocuk felci, hepatit B, hemofilus influenza tip b’ye bağlı hastalıkların ve invaziv pnömokokal hastalığın morbidite ve mortalitesini azaltarak, bu hastalıkların kontrol altına alınması, hatta tamamen ortadan kaldırılmasıdır.


Bu amaca ulaşmak için Bakanlığımızın yürütmekte olduğu Sağlıkta Dönüşüm Programıyla koruyucu ve temel sağlık hizmetleri alanında önemli değişiklikler yapılmış; koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirilmiş, birinci basamak sağlık hizmetleri etkinleştirilmiş, bölgeler arasındaki farklılıklar azaltılmış, sağlık hizmetleri eşitlik ve hakkaniyet ilkesiyle, hasta haklarına saygılı, erişilebilir, etkin ve kaliteli bir yapıya kavuşturulmuştur. Gelinen noktada, rutin bağışıklama çalışmaları sağlık politikaları alanında Bakanlığımız tarafından da en üst düzeyde önem verilen hususlardan biri olmuştur.


Aşılama hızı, 2007 yılından itibaren %96-97 düzeyinde seyretmektedir. Ulaşılan bu başarıya cevap olarak Türkiye’de, aşı ile korunulabilir hastalıkların sayılarında ciddi düşüşler yaşanmıştır.
Polio Eradikasyon Programı çalışmaları ile Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “Poliodan Arındırılmış Bölge”Sertifikası ile belgelendirmiştir. Yine Dünya Sağlık Örgütü tarafından, Türkiye’nin, yenidoğan tetanozunu elimine ettiği belgelendirilmiştir.


Beş yaş altı çocukların temel sağlık hizmetlerine erişilebilirliğinin önemli bir göstergesi olan kızamık aşılama hızı, 2011 yılında %98’e ulaşmıştır. 2002 yılında başlatılan Kızamık Eliminasyon Programı ile birlikte;  kızamık vaka sayılarında dramatik düşüşler yaşanmış olup vaka sayıları 2001 yılında 31 bin iken 2010 yılında 7 vakaya kadar gerilemiştir.


 

Bu başarıların sağlanmasında bu konuda gösterilen politik kararlılık yanında genel anlamda koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önem ve bu kapsamda aşıya ayrılan bütçenin artırılması büyük önem arz etmektedir. 2002 yılında 18 milyon TL olan aşılama bütçemiz 2012 yılında yaklaşık 400 milyon TL’ye ulaşmıştır. Aşıya ayrılan bütçe son on yılda yaklaşık 22 kat artırılmıştır. Aşıya ayrılan bütçenin yanı sıra aşı ile önlenebilir hastalıkların sıklığında azalma ve buna bağlı olarak da hastalık yüklerinde azalmalar sağlanmıştır. 


Ülkemiz, Hepatit A enfeksiyonu açısından, 2000’li yılların başlarında hastalığın yüksek düzeyde yaygın görüldüğü ülkeler grubunda yer almaktaydı. Son yıllarda özellikle temiz içme ve kullanma suyu teminindeki gelişmelere paralel olarak ülkemizde hastalığın görülme sıklığı azalmaya başlamış ve daha önce okul öncesi dönemde görülen bu enfeksiyon ileri yaşlarda görülme eğilimine girmiştir. Son yıllardaki veriler ülkemizde Hepatit A virusu enfeksiyonlarında yaşa ve bölgelere göre önemli değişiklikler olduğunu göstermektedir. Hepatit A enfeksiyonu seropozitivitesinde 5-9 yaş grubunda % 33, 10-14 yaş grubunda % 44 iken 30-39 yaş grubundan sonra %90’lara ulaşmaktadır. Yani ülkemizde enfeksiyon etkeni ile karşılaşmada yaş grubu ileri yaşa doğru kayma eğilimi içine girmiştir. Daha önceki yıllarda yapılan araştırmalarda bölgeler arası fark olduğu ortaya konmuş olmasına rağmen son yıllardaki saha çalışmalarında bölgeler arası farklılıkların azaldığı görülmektedir. Hepatit A enfeksiyonu erken yaşlarda daha hafif seyrederken ileri yaşlarda daha ağır seyretmekte ve karaciğer yetmezliğine kadar varan klinik tablolara yol açabilmektedir. Hastalığın ileri yaşlara kayma eğilimi dikkate alındığında vatandaşlarımızın çocukluk döneminden başlamak üzere bir an önce korunması önem arz etmektedir. Bu nedenle kısa süre içinde çocuklara rutin Hepatit A aşılamasına geçilmesi Bağışıklama Danışma Kurulu tarafından tavsiye edilmiş ve Hepatit-A aşısı rutin bağışıklama programına eklenmiştir. Hepatit A aşısı çocuklara 18. ayda ve 24. ayda olmak üzere iki doz uygulanacaktır. Aşı uygulaması sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılmaktadır.


2002 yılında 7 antijene karşı korunma sağlanırken bu sayı Hepatit-A aşısının takvime girmesi ile 2012 yılında 12 antijene yükselmiştir. Türkiye yeni aşıların rutin aşılama programına dahil edilmesi için kararlıdır ve bu konuda çaba sarf etmektedir. Bu başarının sağlanmasında, bu konuda “Sağlıkta Dönüşüm Programı” kapsamında gösterilen politik kararlılık yanında genel anlamda koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önem büyük önem arz etmektedir.


Detaylı bilgi için http://www.thsk.gov.tr/tr/

İrtibat teli arayın :

Türkiye Hareket Ediyor

Nerden Nereye: /

02.10.2012


Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ 3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü çerçevesinde Ankara’da Altınpark’ta düzenlenen etkinliğe katılıyor.


Sağlık Bakanlığı Dünya Yürüyüş Gününde Obezite ile Mücadele Kampanyasına Destek İçin Türkiye Çapında Etkinlikler Gerçekleştiriyor.


Dünya Sağlık Örgütü’nün fiziksel aktivitenin sağlık açısından önemini vurgulamak amacıyla ilan ettiği 3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan obeziteyle mücadele kampanyası kapsamında Türkiye çapında etkinliklere sahne oluyor.


Sağlık Bakanlığının talimatıyla, il halk sağlığı müdürlükleri tarafından “Dünya Yürüyüş Günü” kapsamında halkın katılımıyla açık hava etkinlikleri gerçekleştiriliyor. İllerimiz, kendi yörelerinin yerel şiveleriyle halkımızı günlük hayatlarında daha fazla fiziksel aktiviteye davet edecekleri sloganları belirlediler. Bu çerçevede bazı illerimizde belirlenen sloganlar şöyle:


Adana “Giden Kilolar Gelen Sağlık Olsun”

Adıyaman "Adıyaman Yürüyor, Obezite Ölüyor."

Afyon ''Galkıve Ayağa Sağlığa Meraba!''

Ağrı De Hadi Yürüyelim

Amasya 'Hadi Yürüyek Herii''

Ankara Yürü Angaralım Yürü

Antalya Deniz, Güneş, Temiz Hava...Sağlık İçin Yürü Antalya.

Artvin Hayde Koşalum Hayde''

Aydın Aydın Gımıldan, Sağlıklı Yarınlara Hazırlan…

Balıkesir Şişmanlamadan Yürüyem, Koşam

Bilecik Nerde Hareket Orada Bereket!!!

Bingöl Kendime Yürerim, Odur Yüreriz

Bitlis Özünüze İyilik Edin Hareket Edin

Bolu Her Gün Yürümek, Sağlığınızın Yolunu Uzatır

Burdur Gezenlecez, Zayiflecez !

Bursa Bursa Yürüyor Yüzler Gülüyor

Çanakkale Çanakkale Geçilmez, Yürüyüşten Vazgeçilmez

Çankırı Ölçülü Ye, Tempolu Yürü, Sağlıklı Kal

Çorum Çorum Obezitenin Farkında

Denizli Yürü Ki Yürütmesinler

Diyarbakır "Mardinkapı Şen Olur, Yürüyen Sağlıklı Olur"

Edirne Abe Hareket Edin Be Ya

Elazığ Gakkoşum Yürüyor,Sağlığını Koruyor

Erzincan Hareketli Yaşam, Sağlıklı Erzincan

Erzurum Seğirt Gardaş Seğirt

Eskişehir Hergün Yürü Budur Sağlığın Özü"

Gaziantep Hadi Yoorum Hareket Et Kilolara Veda Et'

Giresun Fındığının Bereketi ; Bedeninin Sıhhati İçin Hareket Et.... ' Yüriyim Yüriyim Sağlıklı Oliyim'

Gümüşhane Pestilimiz, Dutumuz; Hareket Mutlulugumuz

Hakkari Sağlıklı Yaşam İçin Haydin İlk Adımı Atmaya

Hatay "Hatay Sağlık İçin Hareket Ediyor"

Isparta Yiyip Duruz,Azcık Yürüyüverelim Galan’

İçel Hindi Gıpırdama Vakti

İstanbul Harekete Geç İstanbul Yürüyüşü

İzmir Hareket Hayattır

Kars Ay Balam! Sağlığınız İçin Haydi Harekete Geçin....

Kastamonu Uzağıdı Yakınıdı Üretme,Cıkgada Yürüyüve

Kayseri Gadasını Aldığım Yörümesi Bedava, Gadasını Aldığım Para Verme Kilo Ver

Kırklareli Aydi Yürüyelim Beya

Kırşehir Gırşehir'in Gülleri, Yürüyelim Yolları

Kocaeli Kocaeli Sağlığa Yürüyor", "Sağlıklı Yaşam İçin Bir Adım Da Sen At"

Konya Haydi Konyalım, Yürümek İlazım

Kütahya İşimiz Çinicilik, Aşımız Cimcik, Suyumuz İncik, Hadi Yürüyem Şimcik…

Malatya Hadi Yürüyek

Mersin Hindi...Gıpırdama Vakti

Manisa Hindi Gımıldanıve

Kahramanmaraş Dedem Yürürdü Edem'

Mardin Harekette Bereket Var/ Nerde Hareket Orda Bereket

Muğla Hareket Ediverin Gari”

Muş Özü Özüme Yürürem Öyleyse Sağlıkliyem’

Nevşehir Sağlıklı Bir Yaşam İçin Her Gün 30 Dakika Fiziksel Aktivite Yapın

Niğde Niğde Bağlarına Yürüyüverelim Bari

Ordu Az Yürü Daaa…

Rize Hayde Uşaklar Hayde Hareket İlaçtır Her Derde

Sakarya "Haydi Yürü Sakarya"

Samsun Hadi Yürüyün Da…

Siirt Yürüyüş Sıhhattir

Sinop Mantı Aşıklar'da Nokul Sarıkum'da Sağlıklı Yürüyüş Karakum'da

Sivas Haydi Yürüyek Gardaş!

Tekirdağ Yürüyelim Be Ya!

Tokat Hadi Yürüyek Gı (Bayanlar İçin) & "Hadi Yürüyek Heri(Erkekler İçin)"

Trabzon Hayde Gidelum Hayde

Tunceli Munzur Gibi Çağlayarak Yürü

Şanlıurfa Babo Ne Otirisan Kalk Sen De Yeri

Uşak “ Haden Yürüyüverin Baken

Van Ne Otirisiz Haydi Yürüyağ Ne Durisan Durma Yürü

Yozgat Sağlığını Masiyosan, Mahana Bulma Yürü

Zonguldak “Erütelim Yağları Çıkıveylim Bayırları”

Aksaray Ben Devamlı Yürüyom

Bayburt Haydiin Baam Yüriyek

Karaman Sağlığını Sahiplen, Karaman Hareketlen

Kırıkkale Kırıkkale Yürüyor Ama Yolun Ortasından Değil Batman Yaşam Yürümekle Güzeldir

Şırnak Şişmanlıktan Korunmak Ve Sağlıklı Yaşamak İçin Yürüyüşe Zaman Ayırın.

Bartın Yürü ! Varacağın Yer Sağlığın !

Ardahan Adla Balam

Iğdır Sağlıklı Beslen,Hareketli Ol,Kaliteli Yaşa

Yalova “Yalova Yürüyor, Yüzler Gülüyor”

Karabük Çelik Gibi Olmak İçin Yürüyorum

Kilis Yürorum, Koşorum, Sağlıklı Yaşorum

Osmaniye Fıstık Gibi Hayatlar Hareketli Yaşamla Başlar (Yer Fıstığı Önemli İmiş Orada)

Düzce Adım Adım Sağlık İçin Harekete Geç Düzce



Hareketli Yaşama Dikkat Çekmek İçin Alışveriş Merkezlerinde 15 Dakika Süre ile Yürüyen Merdivenler Durduruluyor. Uygulamaya 40’ın üzerinde AVM Destek veriyor.


Bakanlığımız tarafından ayrıca, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği ile Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği aracılığıyla Alışveriş Merkezleri (AVM)’ne bir çağrıda bulunulmuş ve 3 Ekim 2012 Çarşamba günü saat 13.00-13.15 arasında günlük hayatta fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek için 15 dakika süreyle yürüyen merdivenlerin durdurulmasını önerilmiştir. Obeziteyle mücadele kampanyası kapsamındaki daha hareketli bir yaşamın sağlık üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekmek amacıyla simgesel nitelikli bu eyleme, İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere, Trabzon’dan Adana’ya, Aydın’dan Kayseri’ye, Denizli’den Eskişehir’e 40’ın üzerinde AVM’den destek gelmiştir. Bu etkinlik sırasında AVM’ler, müşterilerine hazırladıkları materyallerle fiziksel aktivitenin önemi ve obeziteyle mücadele konusunda bilgilendirmede bulunacaklardır.


Bilgilerinize sunulur.


Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın Programı:


Yer : Ankara Altınpark Yürüyüş Parkuru

Tarih : 3 Ekim 2012

Saat : 15.00

İrtibat teli arayın :

Basın Açıklaması

Nerden Nereye: /

02.10.2012

Bugün bir gazetede “Azra, sezaryen yasağı yüzünden özürlü doğdu” başlığı ile duyurulan haber ile ilgili olarak Sayın Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ’ın talimatı ile soruşturma başlatılmıştır.

Sayın Bakanımızın anne ve bebek sağlığına olan hassasiyeti kamuoyunca bilinmektedir.  Bakanlığımız bu gibi vakaların sonuna kadar takipçisi olmakta,  soruşturma süreçleri ve iddiaların gerçekliği başından sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.


Bu bağlamda daha önce basına yansıyan;
• Anne Arife Kablan ve Bebek Kablan
• Anne Saniye Süslü ve Bebek Süslü
• Anne Şükran Tuğ ve Bebek Tuğ ile ilgili soruşturmalar sonuçlanmıştır.


Her 3 vakada da yapılan tüm tıbbi müdahalelerin literatüre uygun olduğu, herhangi bir eksiklik ya da doktor hatası olmadığı uzman kişilerden oluşan Bilirkişi Heyetleri tarafından raporlanmıştır.

“Normal Doğumda Israr ölüme yol açtı iddiası” başlıklı habere konu olan Anne Şükran Tuğ ile ilgili bilirkişi heyetinin raporu ise, haberlerdeki iddiaların aksine, sezaryen yapılmamasından değil, sezaryen yapıldıktan sonra gelişen komplikasyon sonrası durdurulamayan kanama dolayısıyla annenin kaybedildiği gerçeğine işaret etmektedir.


Ancak basınımız başlatılan soruşturmalarının sonucunu beklemeden, “Normal Doğum Israrı Anneyi Öldürdü”, “Sezaryen Yasağı Can Aldı” ve bu son örnekte olduğu gibi “Azra, Sezaryen Yasağı Yüzünden Özürlü Doğdu” gibi hasta yakınlarının tek taraflı ve duygusal görüşlerini kesin bir sonuç gibi başlığa taşımıştır.

Her şeyden önce bilinmesi gereken husus bir sezaryen yasağının olmadığıdır. Anne ve bebeği açısından tıbbi zorunluluk durumunda doğum için sezaryene başvurulmakta, annenin korku ve endişesi de sezaryen için tıbbi endikasyon kabul edilmektedir.

Bu sebeple konuyu haksız yere “sezaryen - normal doğum” tartışmasına dönüştürerek hekimleri yargılayıcı şekilde başlık atmak, somut gerçeklere dayanmayan ve bilimsel bir karşılığı olmayan kişisel görüşlerle kamuoyunu yanlış bilgilendirmek habercilik etiği ile bağdaşmamaktadır.

Bu durum gebe ya da gebelik planlayan kadınlarımızda hem bilgi kirliliğine hem de gereksiz korku ve endişenin oluşmasına neden olmaktadır.

Basınımızın bu vakalarla ilgili başlık atarken daha duyarlı olması ve konunun tüm taraflarının görüşlerini alması daha etik olacaktır.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.

İrtibat teli arayın :

Damacana Suları Hakkında Basın Açıklaması

Nerden Nereye: /

26.09.2012

BASIN AÇIKLAMASI
 
 
İçinde bulunduğumuz yaz mevsiminde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve içme suyu kullanımının artışı sebebiyle, Sağlık Bakanlığımızın denetimlerini sıklaştırdığı daha önce kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Temmuz ayında rutin denetimlere ilaveten yapılan ek denetimler tamamlanmış ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
 

1.Ülkemizde halen damacana dolumu yapan 254 ruhsatlı su tesisinin tamamı yeniden değerlendirilmiştir.
2. Temmuz ayında yapılan denetimler esnasında ruhsatlı kaynaklar dışında izinsiz kaynak kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
3. Denetimlerde, mevzuat hükümlerine uygun olarak numuneleri alınan ve tekraren yapılan analiz sonuçlarına göre Türkiye genelinde faaliyeti olan dolum tesislerinden 28 Temmuz 2012 tarihli açıklamamızda bildirilmiş olanlara ilaveten uygunsuzluk tespit edilen damacana suyu markaları şunlardır:
 
“Gençsu”, “Karlık Madran”, “Alka Madran”, “İvriz Su”, “Beysu”, “EDK Lara”,  “Hünkar”, “Revan”, “Buzdağ”, “Kardelen”, “İdeal”, “Hazar Vox Nida”, “Bahçeayran”, “Esensu Özayran”, “Kabalak”
 
Bulunan olumsuzluklar ilgili markaların diğer ürünlerinde değil sadece damacana sularında tespit edilmiştir.
 
Bakanlığımızca dolum tesislerinde uygunsuzluk tespit edilen markaların üretimleri geçici olarak durdurulmuş ve mevzuata göre cezai işlem uygulanmıştır.
 
Bu firmaların (önceki açıklamamızda isimleri bildirilen 5 su markası dâhil) tespit edilen uygunsuzluklarını giderdiklerini ispatlamaları halinde üretimlerine devam etme izni verilebilecektir.
 
4.Türkiye genelinde piyasaya arz edilmiş ürünlerden satış noktalarından örnekler alınarak, 1418 ürün Halk Sağlığı Laboratuarlarında incelemeye alınmıştır.
 
Uygunsuzluk tespit edilen ürünler 114 adettir. Bunların toplanan numuneler içindeki oranı yüzde 8’e tekabül etmektedir.
 
Dolum tesislerinde herhangi bir uygunsuzluk tespit edilmediği halde tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen süreçteki uygunsuz şartlar sebebiyle olumsuzlukların görüldüğü su satış noktaları ve satılan ürünlerin isimleri www.thsk.gov.tr internet adresinde gün içinde duyurulacaktır. Ancak satış noktalarındaki inceleme sonuçlarından hareketle, bu firmaların piyasadaki tüm damacana ürünlerinin uygunsuz olduğu anlamı çıkarılmamalıdır.
Su ile bulaşan hastalıklar itibariyle halihazırda mevsim normalleri dışında bir artış gözlenmemiştir.
 
Sağlık Bakanlığımız denetimlerini devam ettirmektedir. Denetimler sırasında tespit edilen ve toplum sağlığını olumsuz etkileyebilecek hususları halkımızla paylaşmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın spekülatif açıklamalara itibar etmeyerek Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nca yapılan açıklamaları takip etmeleri sağlıkları açısından önemlidir.
 
Bu konuda duyarlılık gösteren herkese teşekkür ediyoruz. Halkımızın sağlığına zarar verebilecek içme suyu ürünlerine asla müsamaha etmeyeceğimizi bütün ilgililere bir kez daha hatırlatıyoruz.
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
 
                                                                                                        Sağlık Bakanlığı
                                                                                                        Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

İrtibat teli arayın :

Obezite ile mücadeleye start verildi.

Nerden Nereye: /

26.09.2012

Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ, Atatürk Orman Çiftliği tesislerinde düzenlenen basın toplantısıyla obeziteyle mücadele için başlatılan kampanyayı tanıttı. Toplantıya TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl ve Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun da katıldı.

Şişmanlık ve hareketsizlik konusunun toplumun gündemine sokulması gerektiğini, Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmasına göre dünyada her yıl 3 milyona yakın insanın aşırı kiloya bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğini vurgulayan Sayın Bakanımız, obezitenin tansiyon, şeker, kalp gibi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkati çekti.

Kendisinin de kilo vermek için çaba gösterdiğini bildiren Akdağ,  ''Son bir yılda 10 kilo verdim. 80 kiloya kadar çıkmıştım. Vücut kitle indeksim 30'a kadar çıkmıştı. 10 kilo verdim. Şimdi vücut kitle indeksim 27. Birkaç ay içinde 25, hatta biraz daha altına indirmek için 5-6 kilo vereceğim'' dedi.

Bakan Akdağ, obezite ile mücadele için hazırlanan kamu spotu ve afişlerin tanıtımını yaptı. Kamuoyuna şu mesajları verdi:

·         Sabah tartılıp ölçülen kilo boyun karesine bölündüğünde çıkan sonuç 25'in üstündeyse kilo fazlanız var, 30'un üstündeyse de obezsiniz demektir, dikkat etmeliyiz.

·         Kilo verebilmek için günde 10 bin adım atmalıyız.

·         Vücut kitle indeksimiz yüksekse tükettiğimizden daha az kalori almalıyız, tıka basa yememeliyiz.

·         Piyasada dolaşan bir dolu diyet ve egzersiz önerisi var. Bu diyetler konusunda dikkatli olmalıyız.

·         Tam buğday unundan yapılan ekmek tüketmeliyiz.

·         Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan ruhsatlı ürünleri ilaç olarak algılamamalıyız.

İrtibat teli arayın :

İntörnlere ücret ödenecek…

Nerden Nereye: /

26.09.2012

TBMM’de 28 Haziran 2012 tarihinde görüşülen  302 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında; tıp ailemizin değerli üyeleri intörnlere ücret ödenmesi hakkında düzenleme Genel Kurulda kabul edilmiştir. Hayırlı olsun…

İrtibat teli arayın :

Toplu Sözleşme Sağlık Personeline Neler Getiriyor

Nerden Nereye: /

26.09.2012

2012-2013 dönemini kapsayan kamu görevlileri toplu sözleşme görüşmeleri neticesinde sağlık personelinin de önemli kazanımları olmuştur.  Bu çerçevede konu ile ilgili Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığımız tarafından bir çalışma gerçekleştirilmiştir.


Bu çalışma ile sağlık çalışanlarımızın ek ödeme ve mali haklarına yönelik getirilen önemli düzenlemeler aşağıda başlıklar halinde özetlenmiştir:


1-                 Yemek yardımı; 01/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmeli personel de diğer memurlar gibi Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinden yaralanacaktır. Buna göre sözleşmeli personel de yataklı tedavi kurumlarında ücretsiz yemek yiyebilecektir. Bu düzenleme ile sözleşmeli personele aylık yaklaşık 80 TL katkı sağlanmaktadır.


2-                 112 acilde şoförlük de yapan acil teknisyenlerine ilave performans puanı; 01/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, Sağlık Bakanlığı 112 acil sağlık hizmetleri kapsamında sağlık teknikeri (acil tıp teknikeri) ve sağlık memuru (acil tıp teknisyeni, toplum sağlığı teknisyeni) olarak görev yapan ve asli görevlerinin yanında süreklilik arz edecek şekilde ambulans şoförlüğü görevini de yürüten personelin performans puanlarına 10 puan daha ilave edilecektir. Budüzenlemenin personele aylık getirisi yaklaşık 50 TL olacaktır.


3-                 Mesleki üst öğrenimi tamamlayan sözleşmeli personelin ücretlerinin artırılması; 01/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan sağlık personeli sağlık hizmetleri sınıfına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirirse sözleşme ücretleri, hizmet yılları dikkate alınarak aynı pozisyon unvanındaki üst öğrenimliler için öngörülen sözleşme ücreti esas alınarak ödenir. Bu düzenleme ile lise mezunu iken 4 yıllık yükseköğrenim tamamlayan sözleşmeli personelin ücretinde 180 TL civarında artış sağlanacaktır.


4-                 Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi; 01/06/2012 tarihinden geçerli olmak üzere tabip dışı personelin ek ödemesi her hangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenecektir.  Uygulama ile her ay maaş ödemesi ile birlikte denge tazminatı tutarı peşin olarak ve herhangi bir şarta bağlı olmaksızın yapılacaktır. Yıllık izin, rapor gibi nedenlerle döner sermaye gelirine herhangi bir katkıda bulunmasa bile, anılan personele bu tutar peşin olarak verilmeye devam edilecektir. Böylece anılan personelin eline her ayın 15’inde maaş ile denge tazminatı tutar garanti olarak geçecektir. Ödenen bu tutar takip eden ayda ödenecek performans ek ödemesi tutarından düşülecek ve kalan kısım personele performans ek ödemesi olarak ödenecektir. Mayıs ayı ek ödemesi ile birlikte hekim dışı personel Haziran ayında en az 2,5 aylık sabit ek ödeme alacaktır.  Örneğin 10. derece hemşire, ebe veya sağlık memurunun Haziran ayı içerisinde çalışmış olduğu dönem olan 1-31 Mayıs için en az 584 TL, 1 Haziran-14 Haziran dönemi için 272 TL, 15-Haziran-14 Temmuz dönemi için ise 584 TL olmak üzere asgari 1.440 TL ek ödeme yapılacaktır. Bunun dışında Mayıs ayına ait varsa performans ödemesi ayrıca ödenecektir. Bu uygulama üniversiteler ve adli tıp kurumu için de geçerlidir. 


5-                 112 acil sağlık hizmeti personelinin ek ödeme tavanının artırılması; 01/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere 209 sayılı kanuna göre daha önce ek ödeme tavanı % 150 olan 112 acil sağlık hizmeti personeli için bu oran % 200’e çıkarılmıştır.  Bu tavan artışı ile bir hemşirenin veya sağlık memurunun ortalama net ek ödemesi 250 TL civarında artacaktır. 


6-        Dini bayramlarda nöbet ücretinin artırılması;  Nöbet ücretleri dini bayram günleri için % 20 artırımlı ödenecektir. Örneğin normal günlerde lise ve dengi mesleki öğrenim görmüş hemşirenin saatlik nöbet ücreti 3,31 TL iken  %20 (0,68 TL) oranında arttırılarak dini bayram günlerinde 3,97 TL ye yükseltilmiştir. Normal günlerde saat başına 6,20 TL nöbet ücreti alan bir pratisyen hekim dini bayramlarda 7,44 TL nöbet ücreti alacaktır.


7-Pratisyen hekim ve diş hekimlerinin garanti ek ödeme miktarının yükseltilmesi;  01/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, pratisyen hekim ve diş hekimlerinin ek ödemesi 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Buna göre örneğin 4. derece pratisyen tabiplerin garanti ek ödemesi 400 TL civarında diş hekimlerinin garanti ek ödemesi 370 TL civarında artacaktır.


8- Vekalet eden personelin ek ödeme matrahının artırılması;   15/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzer uygulama ile artık sağlık müdür yardımcısı, şube müdürü, hastane müdürü veya hastane müdür yardımcılığına vekalet edenlere yapılacak ek ödemeler vekalet edilen kadronun matrahı üzerinden hesaplanacaktır. Uygulama ile örneğin bir sağlık memurunun şube müdürlüğüne vekâlet etmesi durumunda ortalama net 350 TL civarında, il sağlık müdür yardımcılığına vekalet etmesi halinde 400 TL civarında ek ödemesi artacaktır.


9- Vergi yükünden dolayı yıllık geliri emsali personelden düşük gerçekleşen personele fark ödemesi yapılması; Uygulama ile sağlık personeline bir mali yıl süresince mali hakların tutarı olarak ödenen toplam meblağın; 375 sayılı KHK’dan yararlanan emsali personele bir mali yıl süresince mali hakların tutarı olarak ödenen toplam meblağdan az olması durumunda aradaki fark mali yılın sonunda döner sermaye bütçesinden ödenir. Bu durumda olan personelin yıllık 200-250 TL civarındaki mali kayıpları telafi edilmiş olacaktır. 


10- Taşınır kayıt kontrol yetkilisine mali sorumluluk tazminatı; Mali sorumluluk zammı almayan aynı zamanda taşınır kayıt kontrol yetkilisi olarak görevlendirilenlere kadro veya görevleri itibarıyla öngörülen mali sorumluluk zammı ödenecektir. Uygulama ile memur, hemşire, ebe, sağlık memuru vb. kadrolarda bulunan personelden taşınır kayıt kontrol yetkilisi olarak görev yapanlar mali sorumluluk zammı almazken bu uygulama ile aylık net 12 TL civarında tazminat alacaklardır.


11- Sosyologların zam ve tazminatlarının yükseltilmesi; Uygulama ile Sağlık Bakanlığında sosyolog olarak görev yapanların maaşları 300 TL civarında artırılmaktadır.  


12-Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmesi; 15/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere devletçe okutulan veya burs verilen çocuklar için aile yardımı ödeneği verilecektir.


13- Maaş farkı (5,5 aylık ) ve geç ödeme farkının ödenmesi; Uygulama ile yeni belirlenen katsayı, artış oranı ve ücret tavanları uyarınca kamu görevlileri ve emeklilerine 01/01/2012-14/06/2012 dönemi için yapılması gereken fark ödemeleri, hesaplanmaları müteakiben ödenecektir. Söz konusu artışların geç ödenmiş olması nedeniyle fark ödemesi yapılacak kamu görevlileri ve emeklilerine, söz konusu döneme ilişkin toplam fark ödemesinin % 2,25'i oranında geç ödeme farkı ayrıca ödenir. Buna göre 4. derecedeki bir uzman hekim gecikme zammı dahil 420 TL, 4. derece bir pratisyen hekim 370 TL ve 8. derece bir hemşire, ebe veya sağlık memuru 240 TL civarında fark alacaktır. Aile hekimleri ve aile sağlığı elamanlarına da fark ödemesi yapılacaktır.  Ayrıca varsa nöbet ücret farkları da ödenecektir.


14-Emekli olanlara ödenen tazminatın artırılması; 01/07/2012 tarihinden geçerli olmak üzere emeklilik tazminatı 100 TL artırılacaktır. 


Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.

http://www.saglik.gov.tr/TR/belge/1-15824/toplu-sozlesme-saglik-personeline-neler-getiriyor.html

İrtibat teli arayın :

    Sayfa 1 ve 3 1 2 3 >
     Git 
     
Aktif Kullanıcı: 57 Üye Sayısı: 49954

Telif Hakkı © T.C.Sağlık Bakanlığı 2017