25 Şubat 2017 Cumartesi
 
Sitede Ara
Bana Ulaşın
Bize Sorun
Bir Fikrim Var
Çözüm Arıyorum
Gündem
Kongre ve Konferanslar
Atamalar
Kariyer İmkanları
ALKIŞA DEĞER  
Hicran Yağar Karaman’a
03.01.2013

Karaman Devlet Hastanesi’nde görevli Memur  İbrahim Şaşma, birbirinden güzel şiirleri ve öyküleriyle başarılı çalışmaların altına imza atıyor. İlkokul çağlarında başladığı  yazım hayatına hız kesmeden devam eden Şair Şaşma, yayımlanan “Hicran Yağar Karaman’a” adlı şiir kitabında da kendimizden birşeyler bulacağımız şiirlere yer verdi.

Şiiri, “kimi zaman serzeniş, kimi zaman sessiz ağlayış, kimi zaman baş kaldırış, kimi zaman şahlanış” olarak değerlendiren Şair, şiirin yaşanarak yazılması ve yaşanarak okunması gerektiğini ifade etti.


Şair Şaşma, nasıl bir ruh haliyle duygularını kaleme aldığını ifade ederek şöyle konuştu: “Çoğu zaman ağlayarak, çogu zaman nemli gözlerle, bazen tebessüm ederek yazıyorum. Bazen yatağından taşan bir su kütlesi gibi kağıdın üzerinde adeta akıyorum. Yaşadığım  ve rol aldığım hayat sahnesinde üzerime bindirilen rol sürekli yazmamı emrediyor. Yazarak deşarj oluyorum. Yazdıkça güçlendiğimi hissediyorum ve yazdıkça ulaşıyorum. Anne şiirlerinin şairi diye çağırır beni arkadaşlarım. Anne kavramı bende çok derin bir kavram. Anne dediğim an kalemim şaha kalkıyor. Anne dediğim an kağıt yetmiyor duygularıma.”


Teknolojiyle beraber bir çok değerimizin üzerine toz kondurulduğunu kaydeden Şaşma, “Bu durumu görüyorum ve idrakindeyim.Şiire tutundukça ve şiirle yol adıkça dilime, değerlerime  daha bir yakın olduğumu düşünüyorum.” dedi.

Şair, yerel ve ulusal bazda hazırlanan çok sayıda projede de çeşitli derecelere sahip.

Sayın Şaşma’yı başarılı çalışmalarından dolayı kutluyoruz.
Şairin kaleminden dökülen bir kaç şiiri sizlerle paylaşıyoruz.


Üstadım


Ne Kerem, ne Mecnun’dur gerçek sahibi aşkın,
Bu nasıl sevda bilmem, özündeki üstadım.
Bir katre gözyaşınla, suları eylersin taşkın;
Bir ulusun feryadı, gözündeki Üstadım.

Çanakkale’de eser, Sakarya’da akarsın.
Vicdan kapısını çalsam, Âsım olur çıkarsın.
Ateşi üşütürsün, yazsan suyu yakarsın;
Yunus’tur, Mevlana’dır sözündeki Üstadım.

Kurtuluşun destanı, âlemle yazılırsa.
Bir bayrağın gözüyle, elemle yazılırsa.
Mürekkebi hak olan kalemle yazılırsa;
Şehidin kan kokusu vezindeki Üstadım.

Boynumdaki şah damar, göğsümde atan yürek.
Damarımdaki kana, kudreti katan yürek.
Bir aşkın bayrağını gönderde tutan yürek;
Hakkın, hakkaniyetin izindeki Üstadım.

Kızımın iffetidir, çocuğun duru cismi.
Yaradılagelende aşktır, aşk olmuş ismi.
Bir hilal bir de yıldız, silemezler bu resmi.
Vatanımda dağların yüzündeki Üstadım.

Al rengi veren şehit, kanı güle geldikçe.
Tırnağım dokunursam ecdat ele geldikçe.
Bir içli türkü olur Veysel dile geldikçe;
Bu toprak değil miydi sazındaki Üstadım.

İstiklalin tınısı, yükselirken her yandan;
Bu toprak diyet ister sevdaya düşen candan.
Ummanlar aciz kalır akan bir katre kandan
Huzurdur, kavuşmadır hüzündeki Üstadım.

Zırhlıları Seyit’in yaktığı yer burası.
Saniyeler hükümsüz ölüm yaşam arası.
Bir ulusun yangını, kaç yiğidin yarası?
Sinenin ortasında, sızındaki Üstadım.

On kaptan yediğim aş, on tastan içtiğim su.
Hürriyetin nişanı, düşmanımın korkusu
Ciğerime çektiğim nefesimdir doğrusu;
İstiklal Marşımızın gizindeki Üstadım.

İbrahim ŞAŞMA

Aç Gözlerini Anne


Aç gözlerini anne.
Bahar bulduğum gözlerini aç.
Ben olduğum gözlerini,
Kaybolduğum gözlerini aç.

Aç gözlerini anne.
Bak ağustosta üşüyorum.
Bak yanıyorum anne.
Bak düşüyorum.

Bahar geldi anne.
Yağmur çok yağdı bu sene.
Bak “Hüsnü Yusuf” çiçeklerin boy verdi.
Kadife açan çiçeklerin sorar seni.
Kırık gözlüğün ağlar,
Çilekli patiklerin arar seni
Aç gözlerini anne.

Memedim büyüdü anne.
Adını söyler oldu artık.
Gelmeyecek mi diyor.
Sevmeyecek mi diyor.
Oğlumla anne,
Yüreğimdeki çocuk seni bekliyor.
Aç gözlerini anne,
Bak ağustosta üşüyorum.
Bak yanıyorum anne.
Bak düşüyorum.

Hem neden gelmezsin düşlerime,
Gel deyişimi duymaz;
Boyun eğişimi görmez misin ana?
Hasretim.
Yüreğim,
Umudum,
Gençliğim sana..
Anne gözlerini,
Gözlerini açsana..

Ev sahibim çık dedi anne;
Çıktım.Dokunmadı.
Kapıma borçlular dayandı anne.
Bıktım.Dokunmadı.
Dost dediklerim vefadan nasip almamış;
Resimlerini yaktım,dokunmadı.
Yokluğunun sindiği evine gittim.
Anılarımızı saklamışlar duvarlara;
Baktım.
Bu çok dokundu anne.
Bir bıçak gelip yüreğime sokuldu.
Oturduğun minder öksüz;
Baktığın pencere yetim.
Bilir misin anne;
En çok neye hasretim.
Gözlerin.
Aç gözlerini anne.

Çoğu geceler,
Sisler arasında görüyorum seni.
Kayboluyorsun.
Bakıyorum annem oluyor,
Bakıyorum yalnızlığım oluyorsun.
Biliyor musun anne?
Zulmediyorsun.
Aç gözlerini anne,
Bak ağustosta üşüyorum.
Bak yanıyorum anne.
Bak düşüyorum.

Hem ablama gittim anne;
Hani küs olduğum,
Hani bayramlarda gitmediğim,
Hani aklım sıra sevmediğim,
Bilmediğim ablam.
Barıştık anne.
Sarıldık.
Aç gözlerini.

Eşyalarını döktük ortaya.
Kömür soban düştü bana.
Bir minder,bir yorgan,
Ve yoğurt çorbası yaptığın çinko sahan.
Nasıl sığdırayım dünyama anne,
Yüreğimi görmesin kömür sobası;
Utanır,utanır,utanır.
Acının ateşin en büyüğünü
Yüreğim tanır.
Ah bu şair yüreğim,
Sekiz ay oldu,
Hala seni gelecek sanır
Olsun,
Sen aç gözlerini anne,
Aç gözlerini……..
 
İbrahim Şaşma
 



2017  © T.C. Sağlık Bakanlığı