29 Mart 2017 Çarşamba
 
Sitede Ara
Bana Ulaşın
Bize Sorun
Bir Fikrim Var
Çözüm Arıyorum
Gündem
Kongre ve Konferanslar
Atamalar
Kariyer İmkanları
ALKIŞA DEĞER  
Adıyaman’dan Yılın Doktoru Olarak Seçilen Dr.Yunus Emre Türemiş ile Özel Ropörtaj
03.01.2013

Sağlıkta Buluşma Noktası (SBN) Web Sayfası’nda yer alan “Özel Haber” köşesinde  Türkiye’nin dört bir yanında çalışan sağlık ordusunun gizli kahramanlarının başarı hikayelerini kendileri ile yapmış olduğumuz ropörtajlar sayesinde sizlere aktarmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda bu haftaki konuğumuz Adıyaman’ın Samsat İlçesi Toplum Sağlığı Merkezi’nde hekimlik görevini yürüten ve yılın doktoru olarak seçilen Dr.Yunus Emre Türemiş oldu.

Dr. Türemiş, Samsat ilçe merkezi ve merkeze bağlı 17 köyde, 18 yaş üstü Hepatit B sıklığının tespiti ve bağışık olmayan kişilerin bağışıklanması amacıyla, Hepatit B tarama ve Bağışıklama Programı” adı altında proje geliştirmiş, gerçekleştirmiş olduğu bu çalışma kapsamında halka eğitim vermiş, aşılama çalışmalarında bulunmuş tüm bölge insanının Hepatit B konusunda bilinçlendirilmesini ve bağışıklanmasını sağlamıştır. Bu bağlamda kendisi 14 Mart Tıp Bayramı’nda düzenlenen “Yılın Doktorları Ödül Töreni’nde” Adıyaman’dan yılın olarak doktoru seçilmiştir.

Sağlıkta Buluşma Noktası (SBN): Sizi Tanıyabilir miyiz?

Yunus Emre Türemiş (E.T):1983 yılında Malatya’da doğdum, aslen Adıyaman ili Kahta ilçesi nüfusuna kayıtlıyım. Memur emeklisi bir babanın beş çocuğundan biriyim. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimimi sırasıyla Hürriyet İlköğretim Okulu’nda ve Kahta Anadolu Lisesi’nde birincilikle tamamladım. 2001 yılında girdiğim ÖSS’de İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesini kazanarak 2007 yılında iyi bir derece ile mezun oldum. Mezun olduğum tarihten sonra ilk önce Adıyaman Kahta Toplum Sağlığı Merkezi, ardından ve halen Samsat Toplum Sağlığı Merkezinde hekimlik hizmetimi devam ettirmekteyim. İngilizce bilmekteyim.

  SBN:14 Mart Tıp Bayramı Töreninde Yılın Doktoru Seçildiniz, Düşüncelerinizi  Alabilir miyiz?

  E.T: Sayın Bakanımızın elinden bu ödülü almak beni onore etmiş ve duygulandırmıştır, insanımızı hedef alan hizmet anlayışımız bu ödülle pekişmiş bulunmaktadır. Yılın hekimi seçilmemdeki en büyük faktörün vatandaşlara karşı tutum ve davranışlarımız, mesleğimiz gereği olan etik ilkelerimizden taviz vermememiz olduğunu düşünmekteyim. Hekimlik andını aklımızdan çıkarmayarak hizmet verdiğimiz Samsat’ta 2010 yılı içerisinde gerçekleştirdiğimiz Hepatit B tarama ve bağışıklık projesinin aldığımız ödülde hiç kuşkusuz ki katkısı olmuştur. Bu ödülü kendi adıma değil de özellikle projede aktif görev almış çalışanlarım adına aldım. Sadece hepatit değil, diğer hastalıklara karşı geliştirilmiş aşıların insanlarımız için önemini anlatmaya ve halkımızı bilinçlendirmeye devam etmekteyiz. Geleceğe umutla bakan bir hekim olarak bizler için en büyük ödül yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerin meyvelerini verdiğini görmek olacaktır, Sayın Bakanımızın bizlere olan destek ve inancı, azmimizi bir kat daha arttırmaktadır.

SBN: Çalışma Koşullarınızdan Bahseder misiniz?


           E.T: Güneydoğu Anadolu Bölgesinin şirin bir ili olan Adıyaman’ın yine şirin bir ilçesi olan Samsat kırsal bir yerleşime sahiptir. Toplamda yaklaşık on bin nüfusa sahip bu bölgede mobil hizmetle birlikte 3 aile hekimliği birimi ve bir toplum sağlığı merkezi olarak görev almaktayız. Kırsalda hizmet vermek elbette şehir merkezlerine göre daha zor, insanımıza sağlık hizmetini kaliteli, hızlı, verimli bir şekilde götürmek için şartların zorlanması gereken bir bölgede yaşıyoruz, bu şartlar elbette bizlerin özel hayatına da yansımakta. Barınma, ulaşım, yemek, alışveriş gibi ihtiyaçlar açısından çok rahat bir yerde çalıştığımızı söyleyemem lakin söz konusu sağlık hizmeti olunca gerisi teferruat olarak kalmakta. Sağlıkta dönüşüm projesi ile birlikte gelen kapsamlı hizmet anlayışın getirdiği iş yükü bizler için asla bir angarya değil tam aksine vatandaşın eskiye nazaran daha iyi hizmet aldığı bir sistem olarak yerleşmeye başlamıştır. Ben hem koşulların hem de biz çalışanların beklentilerinin daha da güzelleşeceği inancı içerisindeyim.

SBN: Bulunduğunuz Bölgede Yapmış Olduğunuz Çalışmalar Hakkında Bilgi Alabilir miyiz?


      E.T: Samsat ilçesinde yaklaşık bir buçuk yıldır görev yapmaktayım, burada vatandaşların aile hekimliği sistemi ile kapsamlı bir sağlık hizmeti alması için her koldan seferber olacak şekilde bir hizmet anlayışını şiar edindik. İnsanlar aile hekimliğini sadece poliklinik, aşılama, gebe-çocuk takibi olarak algılamasın diye vatandaş ve çalışan eksenli bir eğitim çalışması içerisine girdik. Bir yandan aile hekimlerimizin verdiği hizmetlerin kalitesini ölçüp istatistiki verilerle sağlık standartları açısından nerede olduğumuzu sürekli yoklarken öteki yandan toplum sağlığını ilgilendiren hususlarda vatandaş için elzem olduğunu düşündüğümüz çalışmalar yürütmekteyiz. Sağlık hizmeti bilinci oluşmasında yapılan halk eğitimleri, GAP Havza kapsamında uygulanan projeler, Sağlık Bakanlığınca yürütülen programlar ve sağlık personelinin saha içerisinde aktif diyalog kurup vatandaşları hizmete ulaşım konusunda bilinçlendirmeleri ve sisteme entegre etmeye çalışmaları çok etkili oldu. ‘Aile Hekimliği-Sigara-Domuz Gribi-KKKA-Kanser-Aşılama-Aile Planlaması…’ gibi bir çok konuda vatandaşla birebir diyalog içerisine girerek onlara gerekli eğitimi verdik, bununla kalmadık gerek kırsalda gerekse de merkezde eğitim verdiğimiz gönüllü insanları araçlarla il merkezinde KETEM birimlerine ücretsiz götürüp getirdik, aşısız çocuk kalmasın, takipsiz gebe olmasın, insanlar sigara dumanıyla yaşamasın, güncel konularda eğitimsiz olmasın diye sağlık hizmetinin kapsamını genişlettik.
  Hiç şüphesiz 2010 yılı içerisinden yürüttüğümüz en önemli çalışma ‘Hepatit B Tarama ve Bağışıklık Projesi’ olmuştur. GAP Havza tarafından projelerin desteklendiği bir bölgede olduğumuz için Samsat’a çok daha faydalı nasıl bir hizmet götürelim düşünürken bu bağlamda en uygun projenin çağımızın sinsi hastalıklarından biri olan Hepatit B ile ilgili olması gerektiğine karar verdik. 18-65 yaş arası merkez ve kırsal bölgeler de dahil tüm vatandaşlarımızdan kan alarak hem taşıyıcılık-hastalık-bağışıklık durumunu öğrenmek hem de bağışık olmayanları aşılamak üzere projeyi hayata geçirdik. Tabi ki kağıt üzerinde anlatıldığı gibi kolay olmadı bu proje, mali destek, teçhizat, araç, personel, reklam, eğitim, aşı, tarama kiti, vatandaşı projeye katılım konusunda eğitme vb. bir çok ayağa sahip olan bir projeydi bizimkisi. 0. – 1. – 6. Aylarda toplam 3 doz aşı yapılacak olmasının zorluğu yanında gerekli tüm şartları yerine getirdikten sonra belirlediğimiz hedef nüfusa ulaşarak sorunsuz bir şekilde kanlarını alıp tarama yaptık ardından da aşısız bireylerimizi aşıladık.
  Ülkemizde Hepatit B sıklığı % 3 ile % 8 arasında değişmekte ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin kimi kesimlerinde bu oranın % 10 civarında seyretmektedir, yapılan taramalar neticesinde Samsat ilçesi genelinde Hepatit B sıklığının ülkemiz ortalamasına göre % 6,2 ile normal sınırlarda olduğunu tespit ettik. Projenin toplam maliyeti yaklaşık 50 bin TL civarındaydı, Hepatit B aşısının maliyeti en fazla 50 TL iken biz belki de bir aşıyla bir vatandaşımızı Hepatit B yüzünden ileride sirozdan karaciğer kanserinden karaciğer naklinden kurtardık ve bugün biliyoruz ki bir karaciğer naklinin devlete maliyeti minimum 75 bin dolar. Sadece aşılamakla kalmadık Hepatit B nin ne olduğunu da anlattık insanlara, nasıl korunmaları gerektiğini gösterdik, bu çalışmalardan ötürü ben gerek bize her konuda sınırsız destek veren İl Sağlık Müdürümüz Dr. M. Emin TAŞ’a gerekse de sahada çalışan personelime teşekkürü bir borç bilirim.

          SBN: Bölge Halkı ile iletişiminiz ne aşamada, yapmış olduğunuz çalışmalara karşı bölge halkının tutumunu öğrenebilir miyiz?


       E.T:  İlçemiz kırsalda yer aldığı, istihdamın az olduğu, sosyokültürel olarak biraz geride kalmış olduğu için vatandaşı eğitmek, güvenilir bir diyalog kurmak ve onları sisteme entegre etmeye yönelik düzenlemeler yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bizler bunun için bölge halkını birer sağlık personeli gibi örgütledik, öncelikle kırsalda hem bize ulaşma problemi yaşayan hem de hizmetin bilincinde olmadığı için bizlerden çekinen vatandaşlarımızı özellikle kadınlarımızı eğitim verdiğimiz Lider Anneler adlı bir grup oluşturarak sağlık hizmetlerine kanalize ettik. Bu diyalog işimizi çok kolaylaştırdı çünkü bir kanser taraması yapmak için bir insanı il merkezine ücretsiz götürüp getirmeye ikna etmek bile inanın kırsalda çok zor ama biz bunu başardık. Sadece yöre halkı değil, köylerde muhtarlarımızı da örgütledik, onlar köylere götürülen mobil hizmetlerin en önemli destekçisi oldu, hakeza köy imamları da öyle. Merkezde öğretmenlerimizi örgütledik, gerek okul aşılarında gerek taramalarda gerekse de bizim ikna edemediğimiz velilerin hizmete katılımında çok aktif rol oynadılar.
  Her ne kadar şartları zorlasanız da elbette sağlık personeline karşı önyargılı insanlarla karşılaşmamanız olası değil. Bunun bir sebebi medyada neredeyse her gün kötü çizgide olan birkaç sağlık personeli ile ilgili haberlerin vatandaşlarımız tarafından genele yayılmış gibi algılanması, insanlar sağlığın aynı zamanda da sağlık hizmeti verenlerin değerini maalesef sağlığını kaybettiğinde anlamakta. Aşının kısırlık yaptığı şeklinde batıl inançları olan insanlarla karşılaşsak da, acile ajite bir şekilde gelerek personelimize istediği hakareti mubah görenler olsa da, eğitimden aşıdan hatta uzattığımız bir dost elinden kaçanlar olsa da bizler bir gün mutlaka içlerinden birinin elini tutacağımız ümidiyle çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

SBN: Mesleğinizi Seviyor musunuz, İsteyerek mi Seçtiniz? Hekimlik mesleğini gençlere tavsiye eder misiniz?


         E.T:Evet hekimliği severek yapıyorum, seçerken sadece kendi irademle seçmedim hatta tıp fakültesinin ilk yılında bir otobüs bileti alıp geri dönmeye bile yeltenmiştim ama iyi ki de o bileti yırtıp atmışım diye tebessüm ederim hep. Zor ve meşakkatli bir süreç hem tıp fakültesi okumak, hem de idealist yaşayarak kendinizi sürekli güncellemek zorunda olmanız, kariyer hedeflemek, sahada 24 saat hizmet veren bir bünyede çalışmak. Ben işini hakkaniyetle yaparak vatanını milletini seven herkese giydiğim bu beyaz önlüğü tavsiye ederim, insanların gözlerindeki o muhtaçlık, o yardım eli uzatılmasını bekleyen şifa arayan bakışlar için sabırla hizmet edecek idealist insanlara, eğitimli insanlara ihtiyacı var bu memleketin. Bir zamanlar beş yaş altı çocuk ölümleri binde 60’larda iken çok şükür bugün bu sistem ve bu sistemin fedakar çalışanları sayesinde bu rakam binde 10’lara gerilemiş bulunmakta, elbette yetmez çünkü bir zamanlar bu fazladan ölen 50 çocuğun sorumluluğunu taşıması gerek insanlarımızın, bizler hangi şartlarda olursak olalım o çocukların sorumluluğu ile hizmet etmek zorundayız. Gençlere bu konuda tavsiyem; bir çocuğun kardeşiyle ailesiyle uzun yıllar yaşamasına vesile olmak için gayret göstermeleri, bu erdemli meslekten uzak durmamalarıdır.

SBN: Bir hekim olarak sağlık sektöründe yapılan yenilikleri nasıl değerlendiriyorsunuz? 


          E.T:  Sağlık sektörüne bu hizmeti alan bir vatandaş olarak baktığım zaman gerçekten çok şeyin değiştiğini görmekteyim. Çok değil bundan 10-15 yıl öncesi zamanlarda gazetelerimizde her gün mutlaka çıkan şu manşetleri  hatırlarsınız;
-  Hamile kadın köy yollarının kar yağışı yüzünden kapanması nedeniyle kızakla hastaneye götürülürken… diye başlayan bir 2. Sayfa haberi..
-  Tedavi masrafı ödenmediği için hastanede rehin kalan yaşlı amca ..  haberi ..
-  Ambulansa bir zamanlar parası olanın binebildiği zamanlar..
  Bugün ambulans hizmetlerinin ücretsiz olduğu, kırsalda neredeyse ulaşmadığımız hiçbir gebemizin kalmadığı, aşısız bir tek çocuğumuz kalmasın diye bütün bir ekip seferber olduğumuz, demirini D vitaminini bebelerimizden eksik etmediğimiz, kanser taramalarına yönlendirmek üzere eğitimler verip kırsaldaki vatandaşlarımız da faydalansın diye sınırları zorladığımız, hiçbir ayrım yapmayıp hiçbir şey sormadan acile gelmiş insanımızı asla geri çevirmediğimiz ve daha sayamadığım bir çok hizmeti barındıran sağlıkta dönüşüm projesinin meyvelerini yediğimiz  bir noktada durmaktayız.
  Elbette bunun bir de hizmet veren ayağı var. Sistem her ne kadar bizlere eskiye nazaran daha fazla iş yükü getirmiş olsa da memnuniyet açısından önceliği yapılan hizmete ve hizmet alana vermek zorundayız. Bugün sağlık çalışanlarının özlük hakları ve verdikleri hizmet karşısında yaşadıkları hayattan memnuniyetleri bazında bakanlığımız gerekli çalışmaları yürütmekte, çalışanlarımız elbette daha fazla ilgi ve iyileştirme beklemekte çünkü artık verdiği meşakkatli hizmet yüzünden takdir edilmeyi beklerken çoğu zaman vatandaşların tepkisine darbe ve hakarete maruz kalan bir camiadır sağlık camiası. Evet vatandaş hizmet alımında sınırsız haklara sahip olmalı lakin hizmet verene karşı tutumunda sınırsız olmamalı, istediği gibi istediği ölçütte hareket etmemeli, empati kurmasını bilmeli ve haklarını kamusal alanda aramalıdır. Şuan bana hekimler ve sağlık çalışanları açısından hangi konularda çalışmalar yürütülmesini istersiniz diye soracak olursanız; birincisi hekime ve sağlık çalışanına yönelik şiddet konusunda acilen düzenlemeler yapılmalıdır derim. İkincisi emeklilik sonrası şartlar ve özlük hakları bazında hekimlerin hak edilen yerde durması gerektiğidir. Üçüncüsü asistan hekimlerin gerek çalışma şartları gerekse de büyük şehirlerde maddi sıkıntılar içerisinde çalışıyor olmalarıdır. Aile ve özel hayatından feragat eden bu kardeşlerimiz adına içinde bulundukları durum üzüntü vericidir. Dördüncüsü sağlıkta israfın önüne geçmek için düzenlemeler ve yaptırımlar uygulanması gerektiğidir. Beşincisi hekimlerle bakanlığımızın sürekli bir diyalog içerisinde kalarak hem hizmetin eksiklileri konusunda görüşlerini almaları hem de onların beklentilerine olumlu da olsa olumsuz da olsa cevap verilecek bir platform olmasıdır. Kapsamlı bir hizmetin ve olumlu yeniliklerin yürütüldüğü bu sistemle çalışanların şevk ve azmi için bu ve benzeri görüşleri kamuoyunda çok sık duymaktayız.

SBN: Mesleğinizi Yürütürken İlginç Bir Olayla Karşılaştınız mı, Ya da Unutamadığınız Bir Anınız Var mı?


           E.T: Özellikle kırsalda insanlarımızın kafası doğru yanlış o kadar çok haberle karıştırılmış ki; bir gün polikliniğe çok acil olmayan bir yaşlı teyze geldi, baktım muayene ettim, tahlillerini istedim. Müşahadeye aldıktan sonra tahliller çıkınca heyecanlı olduğu belli olan oğlu dikildi karşıma ve annesinin durumunu sordu: ‘Doktor bey annemin nesi var?’ dedi. Ben ölçtüğümde tansiyonu yüksekti kadıncağızın, bronşiti epey ilerlemişti ve de şeker hastasıydı, sürekli de öksürüyordu, sonra başladım durumu anlatmaya;
  ‘Annenizin tansiyonu biraz yüksek’ dedim, ‘eee’ dedi oğlu, ‘Zaten şeker hastası şekeri de yüksek malum’ dedim, ‘Biliyorum doktor bey, başka? dedi oğlu, ‘Öksürüğü de bronşitten kaynaklanıyor, bronşiti bir hayli ilerlemiş şimdi nefes açıcı vereceğiz’ dedim, çocuk döndü yerinde de duramıyor ‘ başka, başka?’ dedi, ‘e  bu kadar dedim daha başka ne olacak ki?’, ‘kolesterolü yok mu doktor bey?’ diye sordu, baktım normal ‘hayır kolesterolü iyi’ dedim, çocuk birdenbire sakinleşti ve ‘ Ohh! çok şükür, çok teşekkür ederim doktor bey’ dedi.  Hakikaten inanılmaz rahatladı çocuk meğer kolesterolden çok korkuyormuş (gülümseyerek)

SBN: Sayın Türemiş sorularımıza vermiş olduğunuz samimi cevaplardan dolayı çok teşekkür ederiz. Çalışmalarınızda kolaylıklar dileriz.

 

E.T: Ben teşekkür ederim.









2017  © T.C. Sağlık Bakanlığı